Kimyasal Çöktürme Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

Kimyasal çöktürme prosesi, endüstriyel atıksularda bulunan askıda katı maddelerin, kolloidal yapıdaki kirleticilerin, fosforun, ağır metallerin ve bazı çözünmüş kirleticilerin kimyasal reaksiyonlar yardımıyla sudan ayrılmasını sağlayan önemli bir arıtma yöntemidir.

Ancak kimyasal çöktürme, her atıksu için standart olarak uygulanabilecek tek bir proses değildir. Doğru kimyasalın, doğru dozajın, uygun pH değerinin ve uygun ayırma yönteminin belirlenmesi gerekir.

Bu nedenle endüstriyel atıksu arıtma tesislerinde proses seçiminin yalnızca debi ve kirlilik değerlerine bakılarak yapılması yerine, atıksuyun karakterizasyonu ve laboratuvar ölçekli jar test çalışmaları ile desteklenmesi önemlidir.

Yüksek AKM ve Kolloidal Madde İçeren Atıksular

Atıksuyun yüksek miktarda askıda katı madde (AKM) ve kolloidal partikül içermesi durumunda kimyasal koagülasyon ve flokülasyon uygulanabilir.

Koagülant maddeler, küçük partiküllerin destabilize edilmesini sağlarken flokülantlar bu partiküllerin daha büyük floklar oluşturmasına yardımcı olur.

Oluşan floklar daha sonra;

  • Kimyasal çöktürme tankında,
  • DAF ünitesinde,
  • Lamella çöktürücüde

atıksudan ayrılabilir.

Özellikle düşük yoğunluklu ve yüzdürülmeye uygun flokların oluştuğu atıksularda koagülasyon + flokülasyon + DAF kombinasyonu oldukça etkili bir çözüm olabilir.

Yağ ve Gres İçeriği Yüksek Atıksular

Gıda sanayi, et ve et ürünleri tesisleri, süt ve süt ürünleri işletmeleri, yağ üretim tesisleri ve benzeri endüstrilerde yağ-gres konsantrasyonu yüksek atıksular oluşabilir.

Bu tür atıksularda yalnızca klasik çöktürme prosesi yeterli olmayabilir.

Uygun kimyasal şartlandırma sonrasında oluşan yağ ve katı madde floklarının DAF ünitesi ile yüzdürülerek uzaklaştırılması, arıtma prosesinin verimini artırabilir.

Bu nedenle özellikle yağ içeriği yüksek endüstriyel atıksularda kimyasal arıtma + DAF prosesi değerlendirilmelidir.

Fosfor Giderimi Gereken Durumlar

Atıksuyun fosfor konsantrasyonunun yüksek olması veya deşarj kriterlerinin düşük fosfor değerleri gerektirmesi durumunda kimyasal çöktürme tercih edilebilir.

Demir veya alüminyum bazlı koagülantlar kullanılarak fosfor çözünmeyen bileşikler haline getirilebilir ve daha sonra katı-sıvı ayırma prosesiyle sistemden uzaklaştırılabilir.

Özellikle biyolojik fosfor gideriminin tek başına yeterli olmadığı durumlarda kimyasal fosfor giderimi, biyolojik arıtma prosesini destekleyen önemli bir seçenek haline gelir.

Renk Giderimi Gereken Endüstriyel Atıksular

Tekstil, boya, kimya ve bazı proses endüstrilerinde atıksuyun renginin yüksek olması önemli bir arıtma problemi oluşturabilir.

Kimyasal koagülasyon ve flokülasyon, atıksudaki bazı renk oluşturan bileşiklerin ve kolloidal yapıların giderilmesine yardımcı olabilir.

Ancak renk gideriminde kullanılacak kimyasal ve proses koşulları atıksuyun yapısına göre belirlenmelidir. Bu nedenle tasarım öncesinde laboratuvar çalışması yapılması büyük önem taşır.

Ağır Metal İçeren Atıksular

Metal yüzey işlem, galvaniz, kaplama, maden ve çeşitli metal işleme tesislerinde ağır metal içeren atıksular oluşabilir.

Bu tür atıksularda pH kontrolü ve uygun kimyasal reaktifler kullanılarak metaller çözünmeyen hidroksit veya diğer bileşikler haline getirilebilir.

Sonrasında oluşan kimyasal çamur, çöktürme, lamella veya uygun katı-sıvı ayırma ekipmanları kullanılarak sudan ayrılır.

Burada proses tasarımının en önemli noktalarından biri, her metal için uygun pH ve kimyasal şartların ayrı ayrı değerlendirilmesidir.


CNRCO Arıtma’da Proses Seçimi Nasıl Yapılıyor?

Endüstriyel atıksu arıtma tesislerinde en önemli konulardan biri yalnızca bir arıtma ekipmanı seçmek değil, atıksuya uygun proses kombinasyonunu belirlemektir.

CNRCO Arıtma olarak endüstriyel atıksu arıtma projelerinde öncelikle atıksuyun karakterini ve işletmenin prosesini değerlendiriyoruz.

Proses seçiminde;

  • Atıksu debisi,
  • KOİ,
  • BOİ,
  • AKM,
  • Yağ ve gres,
  • Toplam azot,
  • Toplam fosfor,
  • pH,
  • İletkenlik,
  • Renk,
  • Ağır metaller,
  • Proses kaynaklı özel kirleticiler,
  • Deşarj kriterleri

gibi parametreler birlikte değerlendirilmektedir.

Gerekli durumlarda jar test ve laboratuvar ölçekli arıtılabilirlik çalışmaları yapılarak kullanılacak koagülant ve flokülant tipi ile yaklaşık optimum dozaj aralıkları belirlenir.

Elde edilen sonuçlara göre yalnızca kimyasal çöktürme değil;

Izgara → Dengeleme → pH Ayarı → Koagülasyon → Flokülasyon → DAF → Biyolojik Arıtma → Çöktürme → Filtrasyon

gibi farklı proses kombinasyonları değerlendirilebilir.

Bu yaklaşım, gereksiz ekipman yatırımının önüne geçerken tesisin işletme maliyetlerinin ve arıtma performansının daha doğru şekilde değerlendirilmesine olanak sağlar.

DAF mı, Kimyasal Çöktürme mi?

Bu sorunun tek bir cevabı yoktur.

Bazı atıksularda klasik kimyasal çöktürme yeterli olabilirken, özellikle yağ, gres ve düşük yoğunluklu flokların bulunduğu atıksularda DAF daha avantajlı olabilir.

Bazı tesislerde ise en doğru çözüm kimyasal koagülasyon + flokülasyon + DAF kombinasyonudur.

Dolayısıyla ekipman seçimi yalnızca katalog kapasitesine göre yapılmamalıdır. Atıksuyun özellikleri, hedeflenen çıkış suyu kalitesi, çamur miktarı, kimyasal tüketimi, enerji tüketimi ve işletme koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

Doğru arıtma tesisi, en fazla ekipmanın kullanıldığı tesis değil; atıksuyun karakterine göre doğru proseslerin bir araya getirildiği tesistir.

CNRCO Arıtma olarak endüstriyel ve evsel atıksu arıtma tesislerinde proses tasarımı, ekipman seçimi, projelendirme, imalat, montaj ve devreye alma süreçlerinde mühendislik çözümleri sunuyoruz.

Atıksuyunuz için DAF, kimyasal çöktürme veya farklı bir arıtma prosesi arasında karar vermekte zorlanıyorsanız, doğru proses seçimi için atıksu analiz sonuçlarının değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda arıtılabilirlik testlerinin yapılması önerilir.

Leave Reply