TÜRKİYE’DE ATIKSU ARITMA YASAL ZORUNLULUKLARI
Sanayi Tesisleri ve Organize Sanayi Bölgeleri İçin Mevzuat Rehberi
Türkiye’de atıksu arıtma yükümlülükleri, çevrenin korunması ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi amacıyla kapsamlı bir mevzuat çerçevesi içinde düzenlenmiştir. Özellikle sanayi tesisleri, Organize Sanayi Bölgeleri (OSB’ler), belediyeler ve endüstriyel üretim yapan işletmeler; atıksu oluşumundan deşarjına kadar birçok aşamada yasal sorumluluk altındadır.
Bu yazıda Türkiye’de atıksu arıtma ile ilgili temel yasal düzenlemeleri, işletmelerin yükümlülüklerini ve uygulamada dikkat edilmesi gereken noktaları teknik fakat sade bir dille ele alıyoruz.
- Temel Hukuki Dayanak: Çevre Kanunu
Türkiye’de atıksu yönetiminin temel hukuki dayanağı 2872 Sayılı Çevre Kanunu’dur.
Bu kanuna göre:
- Çevreyi kirletmek yasaktır.
- Kirlenmeye sebep olan faaliyet sahibi, kirliliği önlemek ve gidermekle yükümlüdür.
- “Kirleten öder” ilkesi geçerlidir.
Kanun; atıksu arıtma tesisi kurma, işletme ve gerekli izinleri alma yükümlülüğünü doğrudan işletmelere yükler. Çevresel yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda idari para cezaları, faaliyet durdurma ve hatta kapatma yaptırımları uygulanabilir.
- Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği (SKKY)
Türkiye’de atıksu deşarj limitlerini belirleyen en temel düzenleme:
Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği (SKKY)
Bu yönetmelik;
- Alıcı ortama (dere, göl, deniz vb.) deşarj kriterlerini
- Kanalizasyona deşarj limitlerini
- Sektörel bazlı atıksu parametre sınırlarını
- Numune alma ve analiz esaslarını
detaylı şekilde düzenler.
SKKY’ye Göre İşletmelerin Yükümlülükleri:
- Deşarj öncesi atıksuyun yönetmelikte belirtilen limitleri sağlaması
- Numune alma bacası oluşturulması
- Periyodik analizlerin yapılması
- Deşarj izin belgesi alınması
Özellikle sanayi tesisleri için sektörel tablo limitleri kritik öneme sahiptir. Tekstil, gıda, metal, kimya gibi sektörler için farklı parametre sınırları belirlenmiştir.
- Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği
Atıksu deşarjı yapan işletmelerin yalnızca arıtma tesisi kurması yeterli değildir. Ayrıca resmi izin sürecini tamamlamaları gerekir.
Bu kapsamda yürürlükte olan düzenleme:
Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği
Bu yönetmeliğe göre:
- Atıksu deşarjı olan işletmeler “Çevre İzni” almak zorundadır.
- Başvuru süreci çevrimiçi sistem üzerinden yürütülür.
- Geçici faaliyet belgesi alınmadan işletme faaliyeti sürdürülemez.
Çevre izni alınabilmesi için arıtma tesisinin çalışır durumda olması ve analiz sonuçlarının limitlere uygun olması gerekir.
- Organize Sanayi Bölgelerinde Yasal Sorumluluk
OSB’lerde durum iki kademelidir:
- OSB Yönetimi (Merkezi Arıtma Tesisi İşletmecisi)
- Katılımcı Firmalar
OSB yönetimi merkezi arıtma tesisinden sorumludur. Ancak OSB içindeki firmalar da ön arıtma yapmak zorundadır.
Bu yükümlülükler;
Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği
ve ilgili çevre mevzuatı kapsamında düzenlenmiştir.
Firmalar:
- OSB’nin belirlediği giriş kriterlerini sağlamak
- Toksik yük deşarj etmemek
- Ön arıtma sistemini işletmek
zorundadır.
- Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifeler Yönetmeliği
Atıksu arıtma yükümlülüklerinin ekonomik boyutunu düzenleyen önemli mevzuat:
Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifeler Yönetmeliği
Bu düzenleme:
- Atıksu hizmet bedellerinin hesaplanmasını
- Arıtma tesislerinin maliyet esaslı tarifelendirilmesini
- Kirletenin maliyete katılımını
belirler.
Bu kapsamda belediye veya OSB altyapısını kullanan firmalar atıksu bedeli ödemek zorundadır.
- Çevresel Denetim ve İdari Yaptırımlar
Denetimler; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı il müdürlükleri tarafından yapılır.
Yasal dayanak:
Çevre Denetimi Yönetmeliği
Denetimlerde kontrol edilen başlıca hususlar:
- Arıtma tesisinin çalışır durumda olup olmadığı
- Bypass hattı bulunup bulunmadığı
- Numune alma bacasının uygunluğu
- Analiz raporları
- Çevre izin belgesi
Limit aşımı tespit edilirse yüksek idari para cezaları uygulanır. Tekrarlayan ihlallerde faaliyet durdurma kararı verilebilir.
- Sürekli İzleme Sistemleri (Online Takip)
Bazı sektörler için sürekli izleme sistemi zorunluluğu bulunmaktadır.
Bu kapsamda ilgili düzenleme:
Sürekli Atıksu İzleme Sistemleri Tebliği
Bu tebliğe göre belirli kapasite üzerindeki tesisler:
- Online debi ölçümü
- Online pH ölçümü
- KOİ veya TOC ölçümü
yapmak ve verileri Bakanlık sistemine iletmek zorundadır.
Bu sistemler özellikle büyük ölçekli sanayi tesislerinde zorunlu hale gelmiştir.
- Tehlikeli Maddeler ve Özel Sektörler
Kimya, metal kaplama, tekstil boyama gibi sektörlerde ağır metal ve tehlikeli madde deşarjı söz konusu olabilir.
Bu durumda yalnızca SKKY değil, ayrıca:
Tehlikeli Maddelerin Su ve Çevresinde Neden Olduğu Kirliliğin Kontrolü Yönetmeliği
hükümleri de devreye girer.
Bu düzenleme:
- Öncelikli tehlikeli maddeleri
- Emisyon ve deşarj limitlerini
- İzleme yükümlülüklerini
belirler.
- Arıtma Tesisi Kurmamanın Sonuçları
Atıksu arıtma tesisi kurmayan veya çalıştırmayan işletmeler için:
- Yüksek idari para cezası
- Çevre izninin iptali
- Faaliyet durdurma
- Savcılığa suç duyurusu
gibi yaptırımlar söz konusu olabilir.
Çevre Kanunu kapsamında idari para cezaları her yıl yeniden değerleme oranında artırılmaktadır.
- Arıtma Tesisi Projelendirme Süreci
Yasal uyum için yalnızca tesis kurmak yeterli değildir. Süreç şu şekilde ilerlemelidir:
- Atıksu karakterizasyon analizi
- Proses tasarımı
- Çevresel Etki Değerlendirmesi (gerekliyse)
- İnşaat ve montaj
- Geçici faaliyet belgesi
- Çevre izni başvurusu
- Periyodik analiz ve raporlama
Bu adımların herhangi birinde eksiklik olması yasal risk doğurur.
- Belediyeye Deşarj ve Kanalizasyon Bağlantısı
Belediye kanalizasyonuna deşarj yapan sanayi tesisleri için:
- Ön arıtma zorunluluğu
- Kanalizasyon bağlantı izni
- Yerel idare kriterlerine uyum
gereklidir.
Belediyeler, SKKY’nin yanı sıra kendi atıksu deşarj yönetmeliklerini yayımlayabilir.
- Sürdürülebilirlik ve Yeni Yaklaşım
Son yıllarda yalnızca limit sağlamak yeterli görülmemekte; suyun geri kazanımı ve yeniden kullanımı teşvik edilmektedir.
Bu kapsamda:
- Su verimliliği planları
- Geri kazanım projeleri
- Sıfır sıvı deşarj (ZLD) uygulamaları
ön plana çıkmaktadır.
Bakanlık tarafından yayımlanan rehberler, suyun etkin kullanımı konusunda işletmelere yol göstermektedir.
Sonuç
Türkiye’de atıksu arıtma yasal zorunlulukları çok katmanlı bir mevzuat yapısına dayanmaktadır. İşletmeler;
- 2872 Sayılı Çevre Kanunu
- Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği
- Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği
- Çevre Denetimi Yönetmeliği
- Sürekli Atıksu İzleme Sistemleri Tebliği
- Tehlikeli Maddelerin Su ve Çevresinde Neden Olduğu Kirliliğin Kontrolü Yönetmeliği
kapsamında yükümlülük altındadır.
Yasal uyum yalnızca cezalardan kaçınmak için değil; çevresel sorumluluk, kurumsal itibar ve sürdürülebilir üretim açısından da kritik öneme sahiptir.
Doğru tasarlanmış ve etkin işletilen bir atıksu arıtma tesisi; hem çevreyi korur hem de işletmenin uzun vadeli güvenliğini sağlar.
